24 Kasım 2010 Çarşamba

tarif ettim

Her insan, yalnızlığın ne demek olduğunu tarif etmeli kendi kendine, kendine göre, yattıktan sonra hemen uykuya dalmadan önce. "Biri sana masal anlatıyorsa, ya da bir masal yaşatıyorsa yalnız değilsin."

22 Kasım 2010 Pazartesi

çekmecelerin kilitlenmesi dileği ile...

"seni beklerim öptüğün yerde
belki bir akşam dönersin diye
belki dönersin eski günlere..."

diyen ve içli içli devam eden şarkı artık güftesinden midir bestesinden midir bilmem, kalbimi tırmıklıyor. Daha girizgah kısmında içimdeki çekmecelerden birinden sadece bu şarkıyı dinlemek için 5 duyu organı ile varlığını ortaya koyan bir başka ben çıkıyor. Bu sevmediğim ben, sevdiği tüm adamları gömdüğü bu şarkıda ruhunu dinlendiriyor; ne öptükleri ne gelecekleri yer belli. Bu ben, bir adamı bu şarkıya gömmüşse adam şeklini yitiriyor, yitirdiği şekil ile birlikte jönü olduğu anıları da sol baştan siliyor, sesi artık duyulmuyor, gözlerinin rengi bulanıyor, adam düpedüz tarihe bir kayıp olarak geçiyor.Yok! Gömüldüğü şarkıda yok olmuş adamın bir zamanlar var olduğunu sadece kalbin hatırladıkları ispatlıyor. Bir başkası anlamaz ikna da olmaz. Şarkı çalar dalar gidersin, önce çekmeceyi bulursun, içindekini çıkarırsın, sen kaybolursun, adam kaybolur, zaman durur,dünya dönmez durur,mervsim değişir, hazan olur, aslında sıcaktır ama için soğur,yanındaki gerçek, yalandan o olur öteki olur, ne bilim sonuçta güzel olur. Ama kısa sürer, şarkı biter, ayrıca kötü biter, araya aslında sarışın olan bir esmer girer, olsun o onu temsil eder. Ortada Annenin sakladığı bir mektup da yoktur ,inboxta uyduruktan bir mail arşivde kalmıştır. O kadardır. Bazen okuyasın tutar, bir yerinden anlar gibi inanır gibi olursun, birden ucunu kaçırırsın, hayıflanırsın, sözlükte kelimelerle tanımlanamayan bir hisse kapılırsın, şarkıya gömdüğün adamı yetmez bir de yazdığın yazının içinde boğarsın, bir bakarsın adamın öptüğü yerdesin, eşşek gibi hatırlarsın;eski günlere döneriz diye salak gibi umutlanırsın, dayanamaz yazarsın, yetmez cevap beklersin, hayaller kuararsın, cevap gelmez, akşam çöker, çiçekleri bilmem ama sen boynunu bükersin, yolcuları ama adamın hayatından geçenleri kıskanırsın, şarkıda aslında gömülü bisürü değil bildiğin tek adam vardır, bu itiraftan sonra tokatı yer, çekmeceden çıkardığın diğer beni gerisin geriye aynı yere tıkar, boş bir tebessümle mecburen yanındaki gerçek olan her kimse yamacına sokulur, şarkıdan da mümkünse bir süreliğine uzak kalırsın. Biz buna AŞK IZDIRABI diyoruz, biz derken çekmecelere tıkılmış herkesi kast ediyoruz.

17 Kasım 2010 Çarşamba

vazgeçtim

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim. Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim. Gözlerime baktığında... kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim. Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim. Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim. Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim. Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim. Fotoğraflarda artık mutlu çıkmadığımı ve bununn tek nedeni sen olduğun için vazgeçtim. BENCİL OLDUĞUN İÇİN VAZGEÇTİM!! Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi. Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım. Bu yüzden ben de senden vazgeçtim
FK